Neil and Me

When Your Child is as Big as You

My mom used to say that when your child is as big as you, you have to treat them with respect. What she actually said was that you had to address them using a respectful form of “you,” which doesn’t make any sense in English, but may work in Hindi or French. It worked poetically well in Malayalam. I was reminded of this maternal pearl of wisdom recently when I was watching a movie with my son.

Filmin kahramanı,,en,insan kum torbası gibi hisseden,,en,bir barda kendini kötü hissediyor ve sarhoş oluyordu,,en,Ve sonra bir yabancı tarafından küçümsenir,,en,ve şöyle bir şeyler mırıldanarak uzaklaşıyor,,en,Alnıma yapıştırılmış bir Everlast işareti var mı,,en,Oğlum,,en,referansı alamayacağımı doğru bir şekilde tahmin etmek,,en,bana Everlast'ın bir boks markası olduğunu açıkladı,,en,ve üzerlerinde belirgin bir şekilde boyanmış adı olan kum torbaları vardı.,,en,Onları Muay Thai spor salonunda görmüştü.,,en,O zaman hatırladım ki, bu tam da paylaşmak isteyeceğim türden bir haberdi,,en,benim babam,,en,bir film veya tenis maçı izlerken veya her neyse,,en,Çark tam bir daire çizmişti,,en,Neredeyse,,en,Diyorum,,en,neredeyse,,en,çünkü referansların paylaşılamayacak kadar çok olduğu bir zamanı da hatırladım,,en, who felt like a human punching bag, was feeling low and getting drunk in a bar. And then he gets snubbed by a stranger, and walks away muttering something like, “Do I have an Everlast sign pasted on my forehead?”

My son, accurately guessing that I wouldn’t have gotten the reference, explained to me that Everlast was a boxing brand, and that they had punching bags with the name prominently painted on them. He had seen them in his Muay Thai gym. I remembered then that this was exactly the kind of tidbit that I would have loved to share with my dad, while watching a movie or a tennis match or whatever. The wheel had come full circle. Almost.

I say “almost” because I also remembered a time when the references would become just too many to share, ve oğullar susardı,,en,Önümüzdeki beş ya da çok kısa yıl içinde,,en,Oğlumun da yanımdan geçen her küçük referansı açıklamayı ezici bulacağını hayal edebiliyorum.,,en,O da gittikçe sessizleşecek,,en,Kaçınılmaz sessizlik çağından korkarken,,en,Şimdilik bu andan zevk alıyorum,,en,ilginç haberlerden oluşan repertuvarı benimkinin ötesine geçtiğinde,,en,Ve bir süre önce yazdığım diğer bazı şeyleri hatırla,,en,bir anda,,en,melankoli ilham,,en,Sony radyo çalar,,en,bu hüzünlü düşüncelerden etkilenmez,,en,bir dünyayı fethetme hevesi ve şevkiyle dolu yeni nesil yuppie yolcular için şarkılar ve şakalar yapan genç mutlu seslerle,,en. In the next five or so short years, I can imagine that my son will also find it overwhelming to keep explaining every little reference that flies past me. He also will turn more and more silent. While dreading that inevitable age of silence, I enjoy this moment for now, when his repertoire of interesting tidbits has grown beyond mine. And remember some other things that I wrote a while ago, in a moment of melancholy inspiration.

The Sony radio plays on, impervious to these doleful musings, with young happy voices dishing out songs and jokes for the benefit of a new generation of yuppie commuters full of gusto and eagerness to conquer a world. Çok az şey biliyorlar - hepsi geçen yılların yazları boyunca aynı zevk ve tutkuyla defalarca fethedildi,,en,Eski öncüler isteyerek kenara çekilir ve yeni yazların çocuklarına yer açar,,en,Yeni neslin farklı zevkleri var,,en,İPod'larında farklı iTunes'a mırıldanıyorlar,,en,Bu güzel radyo alıcısı,,en,çoğuyla on yedi garip kısa dalga bandı şimdi sessiz,,en,muhtemelen türünün son örneği,,en,Gelecek neslin müziği ve şakaları değişti,,en,Saçları ve stilleri değişti,,en,Ancak yeni kampanyacılar, kendilerinden öncekilerle aynı zafer hayalleriyle savaşıyorlar.,,en,Onlarınki aynı zevk,,en,Aynı tutku,,en. The old vanguards step aside willingly and make room for the children of new summers.

The new generation has different tastes. They hum to different iTunes on their iPods. This beautiful radio receiver, with most of it seventeen odd short wave bands now silent, is probably the last of its kind. The music and jokes of the next generation have changed. Their hair-do and styles have changed. But the new campaigners charge in with the same dreams of glory as the ones before them. Theirs is the same gusto. Same passion.

Comments