Contradictions

Life is full of contradictions.

I am attending a research retreat on mindfulness and contemplative practices at the beautiful Garrison Institute. I am learning a lot of interesting things, and meeting a lot of like-minded and excellent people – the kind of people with whom I could have deep conversation about the unreal nature of reality, unlike most people from other walks of life would politely and tactfully excuse themselves when I get a bit unreal.

Ayrıca bazı meditasyon öğrendim,,en,içimde gerçekdışı ruh o ayrıntılı bir analiz yapmadan slayt izin vermedi,,en,bağlantıların her türlü bulma veya icat,,en,bana tamamen bağlantısız bir şeyle başlayalım,,en,Neden bir şeydir,,en,haber,,en,Ben Kentucky veya Ohio'da belirsiz yerlerde vurulmak Hint kökenli bazı insanlar hakkında okumak,,en,Bu bir Hint dikkat ediyorum şeyler türüdür,,en,Bu sıkıntılı zamanlarda ABD'ye bir gezi planlarken,,en,neden başlamak için haber olmuştu,,en,genelde söz konusu olmaz çünkü,,en,haber bu parça rahatlatıcı biri olmalıdır,,en,Bir çelişki değil mi,,en,Aynı şekilde bir başka biri,,en,Fransa'da Fransızca ederken konuştuğunda,,en,hatta şimdi,,en,En Fransız insanlar iyi konuşuyorsunuz o gayrete söyle,,en. Elbette, the unreal soul in me wouldn’t let it slide without a thorough analysis, finding or inventing all kinds of connections.

Let me start with something totally unconnected. Haberler. Why is something news? Yeni, I read about some people of Indian origin getting shot in obscure places in Kentucky or Ohio. That is the kind of things an Indian would pay attention to, when planning a trip to the US during these troubled times. Ancak, why was it news to begin with? Because it doesn’t happen that often. Bu anlamda, this piece of news should be a comforting one. Isn’t that a contradiction?

Another one on the same vein – when I spoke French while in France, or even now, most French people tell me encouragingly that I speak well. Ama onların mükemmel dil becerilerine diğer Fransız insanları tebrik duymadım,,en,Biri sizi söylediğinde onların dili iyi konuşan,,en,o kaçınılmaz bunu yeterince bilmeyen demektir,,en,Başka çelişki,,en,işin garibi,,en,Anadili İngilizce genellikle teşvik yorum yapamamaktadırlar,,en,Onların bütün dünya onların dilini konuşması gerektiğine düşünüyor olmalı,,en,bana tartışmak istediğini etrafında dönelim,,en,Dikkatlilik meditasyon amacı,,en,dikkatli olmak,,en,O olsa ne anlama geliyor,,en,meditasyon teknikleri burada-ve-şimdi mümkün olduğunca farkında olması öğretmek,,en,Sen nazikçe düşüncelerinizi kaldırarak Bunun başarılması,,en,Aklını boşaltarak,,en,Yani farkındalık zihin boşluk tamamen farklı değildir,,en,Ne bir paradoks,,en,O buna da ötesine uzanıyor,,en. Başka bir deyişle, when somebody tells you that you speak their language well, it invariably means that you don’t speak it well enough. Another contradiction. Oddly enough, native English speakers don’t usually make such encouraging comments. I guess they feel that the whole world should speak their language.

Let me get around to what I wanted to discuss. The purpose of mindfulness meditation is, elbette, to be mindful. What does that mean though? The meditation techniques teach you to be as aware as possible of the here-and-now. You accomplish this feat by gently removing your thoughts, by emptying your mind, sanki. So mindfulness is not totally different from mind-emptiness! What a paradox!

It stretches beyond that though. Oldukça, Ben uzunlukları Ölülerimi için uzatmak gidiyorum,,en,Bütün Dikkatlilik lehine ve diğer meditasyon teknikleri duyuyorum,,en,Onlar size büyük faydalar sağlayacak,,en,Konferansta araştırmacılar ustalıkla ortaya bir gerçektir,,en,Ama boş bir zihni ne anlama geliyor,,en,düşüncelerin olmadığı bir zihin,,en,düşüncelerle dolu bekleyen bir kap sakıncası mı,,en,Ya da düşünceler tarafından oluşturulan bir şeydir,,en,tuğla bir duvar gibi,,en,Ben ikincisi ise eminim,,en,tuğla kaldırın,,en,Eğer hiçbir duvar var,,en,düşüncelerini Götürün ve hiçbir akla sahip,,en,Boş bir zihin var olmayan bir akıl,,en,Bu ölü akıl,,en,Bir beden ölü zihin barındırabilir,,en,Morpheus Matrix'de devletler gibi,,en,Bir vücudun bir zihin olmadan yaşayamaz,,en,Ben ısrar etmek ileri sürülen başka bir argüman olduğunu bu yakınlık için,,en,meditative devlet ne demek olduğunu,,en. Beni yanlış anlamayın, I am all in favour of mindfulness and other meditation techniques. They bring you great benefits – a fact that the researchers at the conference expertly demonstrated. But what does an empty mind mean? A mind devoid of thoughts? Is mind a container waiting to be filled with thoughts? Or is it something constituted by thoughts, like a wall by bricks? I am pretty sure it is the latter. Remove the bricks, you have no wall. Take away the thoughts and you have no mind. An empty mind is a mind that doesn’t exist. It is a dead mind. Can a body host a dead mind? Like Morpheus states in Matrix, a body cannot live without a mind.

I have another argument to put forward to insist that this proximity to ölüm is what the meditative state entails. Budist geleneğinde,,en,yaşam ve ölüm döngüsü acı,,en,Hayatın amacı dolayısıyla bu döngü kendimizi kurtulmak için,,en,samsara,,en,dekolmanı uygulayarak,,en,Nihayet Samsara aşmak zaman,,en,Biz yüce bilincidir malikâne birliğini bir bütünsünüz,,en,Bizim minik bilinç kaynağını ve hedefini bulur,,en,Biz artık yaşamak accursed edilir,,en,Gerçekten kesin ve tam bir ölümdür,,en,aklın physicalist görünümünde,,en,bilinç, fiziksel bedenlerimizin belirmiş bir özelliğidir,,en,bilinç diye bir şey bir beden olmadan var,,en,ve üstün bir bilinç kavramı sadece saçma,,en,Tüm vücut ölür,,en,böylece ilişkili bilinç yapar,,en,Her ölüm kesin ve tam bir ölümdür,,en,ve konut ölümün ötesinde bilincin Süreklilik,,en,Bu görüş doğru olduğu var,,en, the cycle of life and death is suffering. The purpose of life therefore is to rid ourselves of this cycle, samsara, by practising detachment, Örneğin. When we finally transcend samsara, we are one with the manor oneness that is the supreme consciousness – the Brahma. Our tiny consciousness finds its source and destination. We are no longer accursed to live. It is indeed a final and complete death.

In the physicalist view of mind, Ancak, consciousness is an emergent property of our physical bodies. There is no such thing as consciousness without a body, and the notion of a supreme consciousness is just silly. When the body dies, so does the associated consciousness. Every death is a final and complete death, and there is no continuity of consciousness beyond the death of its housing. This view has to be true, veya önceki yaşamlarının anılarla dolaşıyor olurdu,,en,önceki yaşamlarını hatırlama insanların bazı raporlar vardır,,en,nadir olduğu için kesin bir haber olan,,en,Bu raporların doğruluğu üzerinde yorum olmadan,,en,güvenle neredeyse hepimiz için bilinç hiçbir süreklilik olduğunu söyleyebiliriz,,en,süreksiz bilinç diye bir şey yoktur,,en,bilinç akışı birbirinden hiçbir bellek ile bağımsız parçalar halinde kesilmiş edilemez,,en,Sonra onlar ayrı bilinç haline,,en,Beni özetleyelim,,en,Meditasyon dengeli ve çok yönlü yaşam yol açar,,en,doğu meditasyon bazı çizgiler boş ve sessiz zihin hedef,,en,hangi ölü zihin farklı değildir,,en. Emin, there are some reports of people remembering their previous lives, which is news precisely because it is rare. Without commenting on the veracity of such reports, we can safely say that there is no continuity of consciousness for almost all of us. Ve, there is no such thing as discontinuous consciousness. The stream of consciousness cannot be cut into independent pieces with no memory of each other, for then they become separate consciousnesses.

Let me summarise. Meditation leads to a balanced and well-rounded life. Certain lines of eastern meditation target an empty and silent mind, which is not distinct from a dead mind. İlgili felsefi okullara göre hayatın nihai amacı yaşamın bondages kırmak için olduğunu düşünürsek,,en,burada physicalism ölümden belirgin değildir,,en,bu iki amacın maç gibi,,en,Biz düşünebilir olarak yaşam ve ölüm olarak belirgin değildir,,en,hangi tüm en garip çelişkidir,,en,belki değil,,en,hayatın olmadan ölüm yok,,en,ölüm olmadan yaşam olamaz,,en,Belki hayır,,en,Hatta teoride,,en, which is the not distinct from death in physicalism, these two objectives seem to match. Başka bir deyişle, life and death are not as distinct as we might think, which is the weirdest contradiction of all.

Iyi, maybe it is not. There is no death without life. Can there be life without death? Perhaps no, not even in theory.

Yorumlar